Adalet Bakanı Akın Gürlek, 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan Gülistan Doku’nun soruşturmasıyla ilgili son gelişmeleri değerlendirirken, Türkiye’nin geçmişindeki faili meçhul cinayet dosyalarını da gündeme taşıdı. Bakan Gürlek, özellikle 1990’lı yıllarda yaşanan ve toplumda derin izler bırakan olaylarla ilgili hukuki süreçleri ele aldı. Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın önemine vurgu yapan Gürlek, zaman aşımı konusundaki yasal kısıtlamaları da net bir şekilde açıkladı.
Hukuki sınırlamalar ve zaman aşımının etkileri üzerine değerlendirmelerde bulunan Gürlek, 1990’lı yıllarda işlenen ve aralarında ünlü gazeteciler Uğur Mumcu, Hrant Dink ve Ahmet Taner Kışlalı’nın da bulunduğu suikast dosyalarının önemine dikkat çekti. Bu dönemi “karanlık bir süreç” olarak tanımlayan Bakan Gürlek, zaman aşımının pek çok dosya için önemli bir engel oluşturduğunu belirtti. Mevcut yasal çerçevenin zaman aşımına uğramış dosyalar için işlem yapma konusunda sınırlı olduğunu ifade etti.
Bakan Gürlek, zaman aşımına rağmen soruşturmaların seyrini değiştirebilecek faktörlerin var olduğunu belirterek, “Yeni deliller” ifadesini öne çıkardı. TV100’deki habere göre Gürlek, somut ve yeni bilgi veya belgelerin ortaya çıkması durumunda adaletin sağlanması için gerekli adımların atılacağını vurguladı. Konuyla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “Bazı cinayetler zaman aşımına uğradı, bu dosyalarla ilgili yapacak bir şeyimiz yok ancak yeni bilgi ve belgeler gelirse, bu konularda çalışmalara devam ederiz ve sonuna kadar gideriz.”