Öztoprak’tan ‘Kırlangıçlar Döndüğünde’

TİYATRO

Çankaya Sahne

“Sevgili Beynimin İçindeki”

Buyurun buradan yakın türünden bir komedimiz var. Davetsiz misafirler hepimizin canını sıkar. Hırsızlar davetsiz misafir kategorisine girer mi? Girer. En azından bizim oyunumuzda öyle. Burada sorun olan misafirliğin kategorisi değil. Nere de ağırlandığı ve kabul gördüğü. Yahu ben neredeyim, ne yapıyorum, rüyada mıyım, yaşadıklarım gerçek mi soruları soruyorsak cevabını çabucak bulabiliriz belki. Ama bizim kahramanımız rüyada kalmayı tercih edenlerden. Buyurun buradan yakın bakalım. Çağdaş Serter’in yazdığı, Mehmet Atay’ın yönettiği oyun 11 Nisan Salı günü, saat 20.30’da, Çankaya Sahne’de seyirciyle buluşuyor.

Tiyatro Tempo

“Döngü (Korkut Efsaneleri)”

Geçmişten bize bırakılan miras nedir? 15. yüzyıldan günümüze Dede Korkut’un hikayeleri bize nasıl yol gösteriyor? Yaşamın tezatlıkları, aşk, öfke, yenilgi, zafer… Simgeler, semboller, şiirsellik… Oyun sizi 75 dakika boyunca bir yolculuğa çıkarıyor. Dina Jumabayeva’nın yönettiği oyun 14 Nisan Cuma günü, saat 20.30’da, Tiyatro Tempo’da izlenebilir.


Düş Kapanı Sanat Merkezi

“Tanık Sizindir”

Bir köy evinde evin kızının düğünü yapılmaktadır. Düğünün bitmesinin hemen ardından bir cinayet işlenir, gelinin annesi öldürülmüştür. Bunun üzerine iki polis eve gelerek süreci araştırır ve o sırada evde bulunanları sorgulamaya başlar. Bu noktada polislerimiz yalnız değildir, olayı çözümleyebilmek için seyirciler ile birlikte tanıkları sorgularlar. Kendi halinde bir ev hanımı olan anneyi, kızının düğünün de kim neden öldürmüş olabilir? İzlerken sizlerin de oyuna dahil olacağınız ‘Tanık Sizindir’ tiyatro oyunu seyircisini bekliyor… Bir cinayetin aydınlanmasına yardımcı olacak, bu serüvende keyif dolu anlar geçireceksiniz! Evren Ersan’ın yazdığı, Mehmet Ulusoy’un sahneye koyduğu oyunu 15 Nisan Cumartesi günü, saat 20.30’da, Düş Kapanı Sanat Merkezi, Necdet Ersan Sahnesi’nde izleyebilirsiniz.

Ankara DT

“Hamlet”

Hamlet’in karakteri, sahnedeki oyunculuğu ve kişiliğiyle tarihin en önemli edebi karakterlerinden biridir. O, aynı anda hem oyun içindeki karakterlerin hem de izleyicilerin duygularını ve düşüncelerini yansıtmaktadır. Hamlet’in zihinsel çatışmaları, kendi kendine sorduğu sorular ve düşünceleri, onu sadece bir karakter değil, aynı zamanda bir düşünür, bir felsefeci yapar. Hamlet’in, sahnedeki tek başınalığıyla olayların hem içinde hem dışında, hem yaşayan hem anlatan kişi olarak karşımıza çıkması, onun karakterinin karmaşıklığını arttırır. O, kılık, kimlik ve varlık değiştirmesiyle birçok kişiliği ve rolü ustaca canlandırabilir. Bu da Hamlet’in gerçekliği ve oyunculuğu arasındaki ince çizgiyi ortadan kaldırır. William Shakespeare’in en önemli oyunlarından biri olan Hamlet, her çağda farklı yorumlanmış ve tartışılmıştır. Hamlet’in karakteri, zihinsel çatışmaları, güçlü ve ölümcül düşmanları, büyük trajedisi ve ölümsüz aşkı, edebiyat dünyasında en çok etki bırakan karakterler arasında yer almaktadır. Shakespeare’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun çevirdiği, Işıl Kasapoğlu’nun sahneye koyduğu oyunu 11,12,13,14 ve 15 Nisan tarihlerinde, saat 20.30’da, Akün Sahnesi’nde izleyebilirsiniz.

İstanbul DT

“Yalnızlık İntiharı”

“Bu gece dolunay… Sanki güneş gibi ama biraz da hüzünlü değil mi?”

İntihar etmek için dolunay gecesini, yalnızlığı ve bir binanın çatısını seçen kadın, aslında sandığı kadar yalnız değildir. Ona bir adam, -bir dişi bir de erkek- iki kedi ve bir ceset eşlik etmektedir. Yoksa eşlik eden yalnızca onlar mı olacaktır? Neda Nejdana’un yazdığı, Senem Cevher’in çevirdiği ve Gamze Yapar Şendil’in sahneye koyduğu oyun 11,12,13,14 ve15 Nisan tarihlerinde, saat 18.00’de, Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde izlenebilir.

KONSER

37. Uluslararası Ankara Müzik Festivali

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı tarafından 35 yıldır azim ve özenle düzenlenen, Sabancı Vakfı ve Kavaklıdere Şirketler Grubu’nun da Onur Üyesi olduğu, Başkentin en uzun soluklu uluslararası etkinliği olan Uluslararası Ankara Müzik Festivali, sanatseverlerle buluşmaya 28 Nisan tarihine kadar devam ediyor.

CSO Ada Ankara Tarihi Salon

“Dana Zemtsov ve Julien Quentin Duo”

Avrupa’nın yükselen yıldızı viyola sanatçısı Dana Zemtsov ve piyanist Julien Quentin, Türkiye’de müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. İkili, CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da gerçekleştirecekleri oda müziği konserinde geniş bir müzik programı sunacak. Programda Bach, Skriabin ve Carmen Fantasy gibi klasik müziğin ikonik eserlerinin yanı sıra viyola sanatçısı Dana Zemtsov’un büyük babası ve besteci Evgeny Zemtsov’un ona özel bestelediği Melodie im alten de yer alacak. Ayrıca, Türk besteci Nejat Başeğmezler’in ilk defa çalınacak olan “Armağan” adlı eseri de konserde seslendirilecek. Dana Zemtsov, üç kuşaktır Avrupa’nın en ünlü viyolacı ailesinin en genç üyesi olarak kariyerini sürdürüyor. Julien Quentin ise Avrupa genelinde ünlü birçok sanatçıya yaptığı eşlikler ve solo performansları ile adından söz ettiriyor. Ankara’daki konserleri özel bir müzik seçkisi ve Türk besteci Nejat Başeğmezler’in eseri ile taçlandıracak olan ikili, 12 Nisan Çarşamba günü, saat 20.00’de, CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da sahne alacaklar. Müzikseverler, Dana Zemtsov ve Julien Quentin’in özel performansını kaçırmamak için bu tarihi ajandalarına not etmeyi unutmamalılar.

CSO Ada Ankara Ana Salon

“Carminho”

Carminho, Fado müziğiyle dünya çapında ün kazanmış bir Portekizli şarkıcıdır. İlk albümü “Fado” ile uluslararası bir başarı yakalayan Carminho, ailesinden gelen Fado geleneğini caz, pop ve rock müzikleriyle harmanlayarak sınırları aşmıştır. “Alma” adlı ikinci albümü, 2012 yılında yılın en çok satan albümlerinden biri olmuş ve platin albüm satışına ulaşmıştır. Sanatçı, Mariza Monte, Arnaldo Antunes, Javier Limón, Nana Vasconcelos, Carlos Barreto ve Jacques Morelenbaum gibi dünyaca ünlü isimlerle çalıştığı “Canto” adlı albümüyle de büyük başarı elde etmiştir. 2023’ün başında yayınladığı “Portuguesa” adlı altıncı albümü ile Fado müziğinin standartlarını yükselten Carminho, 12 Nisan Çarşamba günü, saat 21.00’de, CSO Ada Ankara Ana Salon’da hayranlarıyla buluşacaktır.

CSO Ada Ankara Ana Salon

“Wishbone Ash”

1969 yılında Londra’da kurulan ” Wishbone Ash”, rock tarihinin en etkili gitar gruplarından biridir. Grup, enerjisi ve melodisiyle yeni nesil rock hayranları tarafından keşfedilerek yenilmez bir grup haline gelmiştir. Yıllar içinde farklı müzik türlerinde denemeler yaparak folk, blues, caz ve metal gibi tarzlar üzerinde çalışmalar yapmışlardır. Wishbone Ash, Metallica, Iron Maiden, Lynyrd Skynyrd gibi ünlü gruplar tarafından iki solo gitarist kullanmaları nedeniyle ana ilham kaynağı olarak nitelendirilmiştir. Wishbone Ash, 25 stüdyo albümü, 11 konser albümü, beş DVD ve “This is Wishbone Ash” gibi bir rock belgeseline imza atmıştır. Tarihte hiçbir rock grubu ikiz gitar konseptiyle Wishbone Ash kadar başarılı olamamıştır. Müzikalitelerinden ödün vermeden, rock fırtınaları estirmek üzere 15 Nisan Cumartesi günü, saat 20.00’de CSO Ada Ankara Ana Salon’da sahne alacaklar.

CSO Ada Ankara Tarihi Salon

“Ilaria Centorrino Solo Org Resitali”

Org’un Sonsuzluğunda Alman ve İtalyan Rüzgarları

15 Nisan Cumartesi günü, saat 21.00’de CSO Ada Ankara, Tarihi Salon’da, İtalya’nın yükselen genç virtüözlerinden Ilaria Centorrino, Barok döneminin dahi bestecilerinden oluşan bir org programı sunacak. Saint-Omer’deki VIII. “Pierre de Manchicourt” Uluslararası Org Yarışması’nda birinci, Palermo’daki “Tisia” Uluslararası Org Yarışması’nda birinci, V. Uluslararası “Organi storici del Basso Friuli” Org Yarışması’nda ikinci, Franz Zanin Özel Ödülü, Faiano’daki VI. Uluslararası “Premio Elvira di Renna” Org Yarışması’nda ikinci ve “Sweelinck Uluslararası Org Yarışması”nda üçüncü gibi önemli uluslararası org yarışmalarında ödüller kazanan Ilaria Centorrino, İngiltere, İtalya, İsviçre, Portekiz, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde birçok başarılı konserler vermiştir. Sanatçı, programında Bach’ın ve Vivaldi’nin çok sevilen konçertosu’nun Bach imzalı versiyonu, Bach’ın ölümsüz koralleri, çok sevilen org için trio’larından dördüncüsü ve Johann Sebastian Bach’ın kuzeni olan zamanının ünlü orgçusu, müzik teorisyeni, besteci ve sözlük yazarı Johann Gottfried Walther’in son derece keyifli org konçertosuna yer veriyor.

OPERA VE BALE

İstanbul Devlet Opera ve Balesi

“Yeni Hayat İDOB – (MDT)”

MDTist sanatçıları pandemi döneminden sonra “Yeni Hayat” adlı bir programla bir araya geliyorlar. Canberk Yıldız’ın “Parti”, Alper Marangoz’un “Koz”, Huri Murphy’nin “Neva”, Ferhat Güneş’in “Hep” ve Chiara Giorda’nın “Söz” adlı kısa ve özgün çalışmaları programda yer alacak. Bu koreografilere yalın bir sahne tasarımı eşlik edecek ve çağdaş ve modern dansın fiziksel ve beden dili üzerine kurulu dinamizmi yansıtılacak. Aynı zamanda, proje yeni bir hayatı, doğayı, umudu ve coşkuyu simgeliyor. “Yeni Hayat” 11 Nisan Salı günü, AKM Tiyatro Salonu’nda, saat 20.30’da izlenebilir.

Samsun Devlet Opera ve Balesi

“Afife”

Afife Jale, Türk tiyatro tarihinin en önemli isimlerinden biridir. 1899 yılında İstanbul’da doğan Afife Jale, 1919 yılında Müslüman Türk kadınlarının sahneye çıkması yasak olduğu bir dönemde sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadın tiyatro oyuncusu olmuştur. O dönemde birçok zorluğa rağmen sahne sanatına olan tutkusu ve azmi sayesinde başarılı bir kariyer yapmıştır. Afife balesi, Afife Jale’nin hayat hikayesine dayanarak oluşturulmuş bir modern bale eseridir. Eser, dört ayrı dramatik dönemi hareketli ve lirik danslarla canlandırır. Bu dönemler sırasıyla, Afife’nin gençliği ve tiyatroya olan ilgisi, sahne yasağı dönemi, özgür sahne kariyeri ve son olarak hayatının son yıllarıdır. Afife balesi, çağdaş Türk bale repertuvarında özel bir yere sahip olmuştur ve Türk tiyatro tarihinin önemli bir isminin hayatını anlatmasıyla da kültürel değer taşımaktadır. “Afife” 25 Mart Salı günü, Samsun-Aydın Gün Salonu’nda, saat 20.30’da izlenebilir.

SERGİ

Cumhuriyet Kültür Merkezi

“Kuvayi Milliye Atları” Durmuş Ali Akça

Sergi,13 Nisan’a dek Abidin Daver Sokak No:14 Çankaya/Ankara adresindeki Ankara CKM’de ziyaret edilebilecek.

Galeri Soyut

Kadir Öztoprak, “Kırlangıçlar Döndüğünde”

Kadir Öztoprak’ın resimleri, geçmişe duyulan özlemle yaşama dair yeni bir hikâye barındırıyor. İzleyenleri uzak diyarlara götürüyor, hayallere dalıp, renkli kır çiçekleri arasında koşturuyor. Kırlangıçlar da bu masalsı hayalleri bilir ve telefon tellerinde dedikodusunu yaparlar. Ressam, kış boyu atölyesine kapanarak bu masalsı hayalleri resmeder ve sergiler. Amacı, hayallerin sahiplerine müjdeyi vermek ve onlara ulaşmaktır. Çünkü ressamın görevi, kırlangıçlar döndüğünde hayalleri sahiplerine teslim etmektir. Ressamın, dünyanın masalsı döngüsüne hizmet etmediği sürece başka bir anlamı yoktur. Sergi 26 Nisan 2023’e kadar Galeri Soyut A salonunda ziyaret edilebilir.

Sema Öcal, “Kadınlar Çıkmazı”

Sanatçı Sema Öcal’ın “Kadınlar Çıkmazı” adlı serisi, kadın sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha görünür hale getirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu seri, kadına yönelik şiddetin sinsi gücünün hayata geçirildiği sözsüz bir iletişim şekli oluşturmayı hedeflemektedir. Sanatçı, kadınların yüzlerinden oluşan resimlerle izleyicilerin duyusal deneyimini ortaya çıkarmak ve onları onurlandırmak istemektedir. “Kadınlar Çıkmazı” sergisi, izleyicinin duyusal deneyimlerini görselden işitmeye kaydırmayı amaçlamaktadır. Sanatçı, kadınların tarihte hem toplum hem de sanat dünyasında meşruiyetleri ve saygınlıkları için mücadele etmelerinin süregeldiğine dikkat çekmektedir. Ancak yazarak, çizerek ve üreterek, güçlü yönlerini ortaya çıkarmak suretiyle, aktif, güçlü ve düşünen kadınların yeni bir görsel dil ile farklı bir dünya yaratma ideali, tüm insanlığın omuzlarındadır. “Kadınlar Çıkmazı” sergisi, kadınların güçlü ve birbirleriyle bağlantılı olduğu gerçeğini vurgulamakta ve izleyicilere, kadınların yüzleri aracılığıyla bir bağ kurma fırsatı sunmaktadır. Sergi 26 Nisan 2023 tarihine kadar Galeri Soyut B salonunda ziyaret edilebilir.

Fikret Otyam Sanat Merkezi

“Gözlekesi”

Sanat, bizi düşündüren, sorgulatan ve bize farklı perspektifler sunan bir yolculuk olarak karşımıza çıkıyor. Sanatın gücü, bize belirsizlikleri, muğlaklıkları ve görünmeyen yüzleri göstererek gerçekliğe yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Bu doğrultuda, Fikret Otyam Sanat Merkezi sanatseverler için gerçekleştirdiği son sergisinde, sanatın gerçekliğe dair gösterdiği yolculuğu gözler önüne seriyor. Sanatın Görünmeyen Yüzleri: Sergi, gerçekliği sorgulayan ve belirsizlikleri keşfetmeye çağıran bir yolculuk sunuyor. Sergide yer alan eserler, sanatçıların kendilerine özgü yorumlarıyla belirsizliğin, muğlaklığın ve gerçekliğin arka yüzlerini keşfetmemize yardımcı oluyor. Sanatçılar, gerçekliğin ışık ayarlarıyla oynayan otoriter yapılar tarafından sürekli olarak karanlık ve ışık oranı değiştirilerek bireyin görüş alanına yerleştirilen muğlaklıkları, göz lekelerini ve kusurları ortaya çıkarıyor. Sergi, sanatın gücüyle bireylerin kusurlu bakış açılarını sorgulamasına ve gerçekliği yeni bir perspektiften görmelerine yardımcı olmayı hedefliyor. ‘Gözlekesi’ sanatseverleri gerçekliğin arka yüzünü keşfetmeye davet ediyor.

Katkı sunan sanatçılar; Erdal Duman, Ferhat Satıcı, Hülya Özdemir, Mehmet Ali Uysal, Osman Dinç Serkan Demir, Sinem Yıldırım, Şevket Arık

Sergi 14 Nisan-14 Haziran tarihleri arsında Fikret Otyam Sanat Merkezi’nde izlenebilir.

Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi

“Akış”

Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi Turan Erol Sanat Atölyesinde verilmekte olan desen derslerinde; yetenek sınavı ile alım yapan lise ve üniversiteler için hazırlık dersleri verilmektedir. Ekim ayından itibaren dersler başlamış olup, bu süreçte birçok atölye etkinlikleri gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin bu zamana kadar derslerde yapmış oldukları çizimlerden oluşan ‘Akış’ isimli Sergi 15 Nisan’a dek Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, Abidin Dino Sergi Salonu’nda izlenebilir.

Zülfü Livaneli Kültür Merkezi

“Kent Ben Nesne”

Zülfü Livaneli Kültür Merkezi, Sinan Ayber’in “Kent Ben Nesne” başlıklı resim sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, insanların yaşadığı kentlerin anlamını yitirdiği, rutin hareketlerin tekrarlandığı ve insanların nesne gibi davrandığı ironik bir yaşam alanına odaklanıyor. Ayber’in eserleri, insanların kentlerde kaybettikleri anlamlı şeyleri ve bedenlerine çarpan her şeyin ironikleştiğini gösteriyor. Sergide, Ayber’in eserlerinde, kentlerdeki insanların tekrar eden hareketleri ve nesneleşmeleri betimlenirken, bu ironik durum sürrealist unsurlarla birleştiriliyor.

Sergi, 20 Nisan tarihine kadar ziyaret edilebilir ve kentlerde insanların yaşadığı bu ironik duruma dair farklı bir bakış açısı sunuyor.

Atatürk Kültür Merkezi/Lefkoşa

“Paper Touch 5”

Kıbrıs Kâğıt Sanatçıları Derneği’nin (KKSD) 8. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, Türkiye’deki Kağıt Sanatçıları Derneği (KSD) iş birliğinde açılacak olan sergisi, 11 Nisan Salı günü, Atatürk Kültür Merkezi Lefkoşa, saat 18.00‘de izleyicileriyle buluşacak. Sergi 11-19 Nisan tarihleri arasında ziyaret edilebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir